<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0"><channel><title><![CDATA[Köşe Yazıları]]></title><description><![CDATA[Denemeler, edebî düşünceler ve köşe yazıları.]]></description><link>https://edebikelam.com/category/7</link><generator>RSS for Node</generator><lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 00:20:25 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://edebikelam.com/category/7.rss" rel="self" type="application/rss+xml"/><pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:03:12 GMT</pubDate><ttl>60</ttl><item><title><![CDATA[Köşe Yazısı 1]]></title><description><![CDATA[deneme 1.2
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/23/köşe-yazısı-1</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/23/köşe-yazısı-1</guid><dc:creator><![CDATA[aloscuk]]></dc:creator><pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:03:12 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[KiM -SiN?]]></title><description><![CDATA[Yazar: EkremKemal
[image: Yazının arşiv görseli]
ne kadarı senin bu sen'in
söylesene!
gözlerin,dudakların,ellerin..
ne kadarın var nekadarın yok
söylesene!
başka birinin akşamında
başka birine
ağlayıp duruyorsun
sana seni soruyorum
susuyorsun..
sonra kendinin,siyah
o siyah gölgenin
peşine düşüyorsun..
sen
sanıp duruyorum
sen sanıp öpüyorum
başkası oluyorsun...
bana
bak bir kez olsun
birkez kendi gözlerinle
elimi tutma
yine de istemem
istemem..
anlıyor musun?
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/40/kim-sin</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/40/kim-sin</guid><dc:creator><![CDATA[Mihrace]]></dc:creator><pubDate>Fri, 23 Apr 2010 13:40:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[kaçak..]]></title><description><![CDATA[Yazar: EkremKemal
[image: Yazının arşiv görseli]
Çelimsiz bir akissin işte
dünyayı dolduran o boşluğun içinde
mağlupsun,yaralısın
üstelik..
bir yanın ölmek hevesinde
bazı bir kahve köşesinde
bazen dağınık,içli
bir akşam saatinde
biliyorum..aklından kaçmak geciyordu
doğrusu kendinden
ama kime?
geberesi bir kafes içindesin
nereye baksan gidişler gelmeyişler
hayat..
hayat
biraz da böyle işte
ayrılıklar
pişmanlıklar
çelişkiler...
bazı
bir sahil kenarında
bazen telaşlı ıslak
bir yağmur öncesinde
biliyorum
aklından kaçmak geçiyordur
evet kendinden
ama kime?
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/34/kaçak..</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/34/kaçak..</guid><dc:creator><![CDATA[Mihrace]]></dc:creator><pubDate>Fri, 02 Apr 2010 19:54:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Bahar Yine Gelecek]]></title><description><![CDATA[Yazar: Mihrace
[image: Yazının arşiv görseli]
Gün batımlarıyla tükenir umut
Akşamın kızıllığı sarar dört bir yanı
Kelimeler anlamını yitirmiş
Gecede derin bir sessizlik
Acının rengi tanımlanır
Düş, sus pus
Yüreğim kalemime küs..
Vuslata yükselir dolunay
Daha sabaha çok var
Beklemek..Ah! beklemek..
Yüreği ne çok yorar..
Karanlık şafağa mahkum
Umut, yeni günün özlemiyle kavrulur..
Ufuktan yavaş yavaş süzülür güneş
Esrik bakışlar fırlatır ruhuma
Baharı müjdeler kır çiçekleri
Çiğ taneleri ışıl ışıl, içimi aydınlatır
Dudağıma bir tebessüm yayılır..
Bu sabah daha farklı hayat
Kıpır kıpır yüreğim
Biliyorum,
Bahar yine gelecek
Düşler ülkesini süsleyecek…
01/ 03/2010
Mihrace
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/33/bahar-yine-gelecek</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/33/bahar-yine-gelecek</guid><dc:creator><![CDATA[Mihrace]]></dc:creator><pubDate>Tue, 02 Mar 2010 08:41:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Askin Intihar Vakti]]></title><description><![CDATA[Bırak kalsın işte özlenen bişeylerimiz
Bırak unutturursa, hayat unuttursun
Bir intihara savrulurken düşlerimiz
Bırak ta son arzumuz kavuşmak olsun..
bırakta son arzumuz kavuşmak olsun bir intihara savrulmuş düşler hayat unutmuş bizi bırakında kavuşmamnın hayali bizim olsun
mükemmel ötesi ekrem kemal kalemin susmasın dost
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/32/askin-intihar-vakti</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/32/askin-intihar-vakti</guid><dc:creator><![CDATA[karciceginazar]]></dc:creator><pubDate>Wed, 08 Jul 2009 23:12:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Bakislar]]></title><description><![CDATA[YARINLAR Huberman yazması alfabeler yarın yeniden başlanacak okunmaya bunca zaman geçti ama mücadeleler hala devam ediyor yaşamaya yani değişen sadece saçların rengi, duruyor yerli yerinde yürekler hem şimdi daha da güçlü bilekler sıkılırken havaya meydanlarda,sokaklarda haykırarak yürürken
dünden kalma umutlarla yarınlara ulaşılabilmek güzellikleri ile
paylaşımınız için teşekkürler
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/51/bakislar</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/51/bakislar</guid><dc:creator><![CDATA[sunkay]]></dc:creator><pubDate>Mon, 06 Jul 2009 10:47:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Haziran'da Kar Yagar Düslerime]]></title><description><![CDATA[Kâh gönül akla isyan eder, kâh akıl gönlün nazını çekemez firar eder...
Her iki hâl de kalbî duyguların en yoğun yaşandığı zamanlardır ve bu hallerde dile gelen duyguların şiir olarak yansıması, onları kastedilen mananın ötesinde güzelleştiriyor sanırım...
"Yalnızlığım gel yoldaş ol yüreğime
Haziran'da kar yağar düşlerime..."
Yüreğinize sağlık sayın Mihrace
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/54/haziran-da-kar-yagar-düslerime</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/54/haziran-da-kar-yagar-düslerime</guid><dc:creator><![CDATA[harictengazel]]></dc:creator><pubDate>Fri, 26 Jun 2009 09:00:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[RÜZGAR TAKVIMI ÇOCUKLARI]]></title><description><![CDATA[En solgun ikliminden gecerken mevsimlerin, denizlerin öbür yanini gören gözlerden seyrettim boğazicini….terkettigim tüm solgun yoksul anilarim aydinlatti boğazin isiklarini….bağısla beni anilarim….bulamiyorum hic birinizi biraktigim yerde….hepinizi cinnet koylarinda birakmistim terketmistim……savruk hesaplasmanin pusatsiz nehirlerinde akiyordunuz birer birer... simdi zamansiz devinimlerle ariyorum kaybettigim yerde …ne kadar zaman gecti bilemiyorum… akan saatlerin ne mefhumu ne de tersi yüzü de yok, hayatin tersi düzü olmadigi gibi…simdi,düslerim kayiyor kendi sayiklamalarimin gömütünde .. cogul bir yalnizliktir dudak izlerimizin değdigi her gizlenmis nokta…beni kötü yakaladin İstanbul,o harita üzerinde meridyenleri üst üste bindirecek güven cağlarim da gecti artik…göğsümde bir sanci... denizinde ağır tortu… bir korsan gemisi girmis simdi ,yüreğimin körfezine….
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/56/rüzgar-takvimi-çocuklari</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/56/rüzgar-takvimi-çocuklari</guid><dc:creator><![CDATA[Azade]]></dc:creator><pubDate>Tue, 23 Jun 2009 19:41:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Cünkü....Korkağız!..]]></title><description><![CDATA[Yazar: Azade
Sen kazandın; ama ben haklıydım
Parçaları kaybolmuş bir yapbozdu benim hayatım....
Yaşamak için bir sebep lazım...
Hayat yordu beni....
İşte kendinden kaçışların,kallavi tanımları bu olsa gerek....
var olamamanın acı sosunu, yaşam denilen ekmek arasının içine katarsak ,böylesine bir hayatın aşçıları oluruz.
Aslında çoğumuz,omuzlarında apoleti olmayan,gecelerin sabahında
titrek bir ritmin nağmesiyle uyanir,  yalnizlik şarkilari ile güne baslar, hüznün bağbozumunda uykuya dalariz.
Hepimiz gerçekte, o kadar normal ve o kadar da sıradanız ki ,
Bazen, gizli bir delinin,hayat izlerini taşıyan bir karbon kağıdıyız...
her biri bir öncekini aratmayan.....
Bazen tüm deliliklerimizi içimizde yaşar,
kendimizin de görmesine, dokunmasına izin vermeyiz..
Bazen,her bir damlalarını akıtmaktan korktuğumuz ,bir yağmur damlalarıyız...
Nereye yağdığını bilmediğimiz, üstünden koca şehrin geçtiği geçmişin,
birer kar fırtınalarıyız...Telaşlı bulutların kol gezdiği bir ruhun....
yıldızsız gecelerinin koynunda,kimliksiz hayatların,
kimliksiz  bekçileriyiz...
Bazen de sıradışı, el değmemiş, hayatlarin özlemlerini yaşarız...
Ne hayatın bizi ıskalamasına direnir ne de kendi
deliliklerimize fırsat veririz...çok sesliliğin ritmik
dalgalanışlarında...mevsimlerin tek tek yitirilişlerinde...hazan
mevsimlerinin gölgelerinde, yalnızlık şarkılarını
söyler dururuz...
Çünkü... Korkağız!...
Nedir bunca korkaklık...?
Var olmanın dayanılmaz ağırlığı mı yoksa var olamamanın,
yarattığı sancı mı...?
Ey zavallı ruh... ?...
bir gece de kapa gözlerini....kır duvarlarını....gör aynada ki sana
bakan o yüzü ....bir gece de bir devin yüreğini ödünç al... ve
başkalarının sana yakıştırdığı kimliği geri ver bir meşela yak,yeni
sana ve sönen umutlarına...
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/39/cünkü....korkağız-..</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/39/cünkü....korkağız-..</guid><dc:creator><![CDATA[Azade]]></dc:creator><pubDate>Sun, 21 Jun 2009 09:00:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[SOYLULAR]]></title><description><![CDATA[Kesinlikle, nefes nefes çektim dizeleri. Yüreğinize, bilginize, emeğinize sağlık ..
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/57/soylular</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/57/soylular</guid><dc:creator><![CDATA[ozan]]></dc:creator><pubDate>Thu, 11 Jun 2009 22:07:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Yeni Hayatlar , Yeni Denizler]]></title><description><![CDATA[şimdi sen canımın içi,
alınlardan damlayan terler sıralanmasa da, tespih tanesi gibi imame altına
ibadetin en onurlu şeklidir yüreği katabilmek yüreğe, kirlenmemiş haliyle
haydi, hiç görmediğim adım seslerinle yürü, denize açılan bütün sokaklara
bir martı konabilir belki omzuna, ama o ben değilim sen devam et yoluna.
yüreğe katabilmek en temiz haliyle,kirletilmemiş,yıpratılmamaış en şeffaf haliyle.
yürü denize açılan bütün sokaklarda,omuzuna konan martı ben olmayabilirim,beni bul bulabilirsen bıraktığın gibi bıraktığın yerde...o bıraktığın eski birinden bir benzeri kaldı ise....
Şahan Bey bu güzel paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim..iyi paylaşımlar.saygılar..
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/59/yeni-hayatlar-yeni-denizler</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/59/yeni-hayatlar-yeni-denizler</guid><dc:creator><![CDATA[sunkay]]></dc:creator><pubDate>Sun, 07 Jun 2009 14:36:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kafesin icinden]]></title><description><![CDATA[Sana; ne yazdıklarım seni anlatabilir,
ne de sen anlattıklarımdan bir şey anlayabilirsin.
Sen sadece benim, yaşadıklarımda ya da yaşayamayacaklarımda gizlisin.”
öyle bir anlatmışki kalem yürekten gelenleri ben sustum hocam saygıyla kaleminiz hiç susmasın
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/55/kafesin-icinden</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/55/kafesin-icinden</guid><dc:creator><![CDATA[karciceginazar]]></dc:creator><pubDate>Thu, 04 Jun 2009 11:48:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Gizli Özne]]></title><description><![CDATA[Düs, yakamdan gölgeme yapısık nefis
Bu hayattan da öte var ,yaşayacaklarımdan leziz
Okyanuslar senin olsun, ben damlaya raziyim
Bedel ne ise, ödemeye hazirim…
Fundalıklarda yolumu kaybettim,
Arı kovanına nazırım…
Az a kanaat bağlamında, ödenesi bedellere bu kadar hazır olma durumu, anca bu kadar güzel motiflenebilirdi.
Güzellikleri, çokça hakkeden arkadaş, yüreğine bolca sağlık..! derim ben.
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/53/gizli-özne</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/53/gizli-özne</guid><dc:creator><![CDATA[ozan]]></dc:creator><pubDate>Wed, 27 May 2009 15:17:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Düsler Fisildiyor]]></title><description><![CDATA[Elimde son sigaram
Dumanında hasret dalgaları
Adımlıyorum isimsiz sokakları
HASRETLERİN SİGARA DUMANI KADAR TEZ GEÇMESİ DİLEKLERİMLE.., KALEMİNİ VE REHBERİNİ VE ADIMLARINA YOL OLAN İSİMSİZ SOKAKLAR INI  KUTLARIM MİRAY..!
KALEMİN ! EN KESKİN HALİYLE, HOŞ GELMİŞ, SEFALAR GETİRMİŞ, BİRGÜL YOLDAŞIMM..!
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/52/düsler-fisildiyor</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/52/düsler-fisildiyor</guid><dc:creator><![CDATA[ozan]]></dc:creator><pubDate>Tue, 12 May 2009 05:50:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Yarasi Kanayan Hikayeler]]></title><description><![CDATA[Sevgiye değer, büyük kalem, Cevat ÇEŞTEPE ! yazılarınızı yada şiirlerinizi okuma fırsatını, henüz bulmuş olduğum için, kendimi eksik hissetim. Lakin bu fırsatı yeni de olsa bulmuş olmam dan doğan bir kıvanç da; yeşerdi BEN'de..  "Yarası Kanayan Hikayeler"'i bizlere okuttuğunuz EDEBİKELAM sitesinin de takdire şayan olduğu; gün gibi ortada.. Sevgili Cevat ÇEŞTEPE !  gerçek anlamıyla profesyonel düzeyde, kaleme almış olduğunuzu düşündüğüm, bu şiirinizin tadına gelince: "İNSAN" olmanın vermiş olduğu tadı; çok güzel yoğurmuşsunuz ve bu tadı bizlere, bu yoğurulmuş haliyle sunmanız bir lütuf..
En bol ve en kurşunsu ! tarafından teşekkürler Cevat ÇEŞTEPE., yüreğinize sağlık.
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/58/yarasi-kanayan-hikayeler</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/58/yarasi-kanayan-hikayeler</guid><dc:creator><![CDATA[ozan]]></dc:creator><pubDate>Mon, 11 May 2009 14:52:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Annem, Hayat Ve Gözyasi]]></title><description><![CDATA[Yazar: Mihrace
[image: Yazının arşiv görseli]
Bu yazının yalnızca arşivde bulunan bölümü kurtarılmıştır.
O! köyünün sokaklarında salınan nazlı bir ceylandı.
Geleceğe dair hayalleri vardı,
Yaşamı bir evcilik oyunu sandı
Her genç kız gibi sevdalandı, mutluluktu düşlediği
El ele verip çıktılar bir yolculuğa,
İstikamet masallar diyarıydı
Acı yoktu düşlerinde, ayrılık, hasret yoktu
Ama veda etti köyüne, sevdiklerine,
İlk ayrılık acısı düştü yüreğine
Bir yanda anne baba özlemi,
Bir yanda sıla hasreti yüreğini dağladı
Her türkünün sözleriyle ağladı
Beklediği gibi değildi hayat
Gün oldu aç kaldı, yalnız kaldı
Çetin bir mücadeleydi yaşam
Sıkıntılar hergün büyüyordu, ama yılmıyordu
Bir güneş gibi doğdu ilk bebeği,
Sonra ikinci ve diğerleri
Anne olmanın mutluluğu ile ikinci baharını yaşıyordu
Sevdiceği sürekli yalnız bırakıyordu
Not:
Acının yoğurduğu çileli bir yaşamın hikayesidir yaşananlar..
Sevgili anneciğimin hüzünlü, sevgi dolu yüreğinin kanayan yarasıydı
yansıtmaya çalıştıklarım..Hiç bir anneye evlat acısı tattırmasın
Yaradan..Hakkını ödeyemeyeceğimiz annelerimizi bir gün değil
hayatımızın her anında hatırlamak dileğiyle..Tüm annelerin ve sevgili
annemin anneler günü kutlu olsun
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/35/annem-hayat-ve-gözyasi</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/35/annem-hayat-ve-gözyasi</guid><dc:creator><![CDATA[Mihrace]]></dc:creator><pubDate>Mon, 04 May 2009 14:50:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kadinin Sesi]]></title><description><![CDATA[Yazar: Azade
[image: Yazının arşiv görseli]
Bu yazının yalnızca arşivde bulunan bölümü kurtarılmıştır.
Gecenin en futursuz,  tamtamlar çalan bir saatinde, gizlenmis zaman gecmisin kuytularinda...
ben ise: düşlerime düşen gizlerimin, can çekişen surlarında, gönüllü bekçilik yapıyorum.
Harabeye uğrayan anılarımı,acılarımı, mutluluklarımı  çıkarıyor
Ve bahar temizliğini yaşıyorum.
Öylesine tozlanmışlar ki;
bir gülü okşar gibi  siliyorum.
Yorgun düşüyor bedenim, bir kulaç nefes alıyorum…
Sonra, dalıyorum odamın penceresinden, karsimda bir siluet beliriyor,basliyorum konusmaya...Sen mi kimsin…… ?
uzak değilsin aslında bana,yakınsın hemde tanıdık….
O derecede ulaşamadığım,  yıldızlar kadar uzak…
bazen dost, bazen yaren kadar aşina...
bezen se,  bir el kadar  ırak…
Bazen davetsiz misafir, bazen beklenen konuk…
bazen de kendi kısır yalnızlığına kucak açmış, bir kovuk…
hepsi de sensin aslında….
bir başkaları zannedilseler de…. sensin bu…
istesen de, yad'sısanda ..
bu ben değilim diye isyan etsen de….
Oyunun karakteristiğini beğenmesen de
iyi senaryolar üretemezsen de, tek kişilik
ve tek alkış alacak, oyunlar sergilesen de…
bu sensin…..
Sonunda, başka senaryolara sığınan da
ve gerçek hayatın tam ortasında yaşayan da….
Sen busun, artılarınla eksilerinle... ama farkındasın, farkındalığnının ,
ve gerçeklerinin….
bunlar güçlü kılıyor ya seni..
tökezlesen de düşmüyorsun,
düşsen de yere serilmiyorsun…
Her daim ayakta durup, dengeni sağlayabiliyorsun…
çünkü kendini seviyorsun..
Dünyaya bir kez daha gelmeyeceğini
hayatı, ıskalama lüksünün olmayacağını..
ve senden başka, bir tane daha olmadığını
O yüzden değerlisin kendine... kendinin kıymetini bilenlerdensin….
ve her daim bileceksin de....
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/36/kadinin-sesi</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/36/kadinin-sesi</guid><dc:creator><![CDATA[Azade]]></dc:creator><pubDate>Sun, 08 Mar 2009 00:40:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Nedir Yasam]]></title><description><![CDATA[Yazar: Azade
[image: Yazının arşiv görseli]
Bu yazının yalnızca arşivde bulunan bölümü kurtarılmıştır.
Nedir yaşam? Başkalarının acılarını emmekle geçirilmiş bir sünger mi..
?
Modern gündelik hayatın,yatak odalarına,tuvaletlerine, dev
büyüteçlerle dalan,gerçekliğin, korkutucu karmaşasına ,psikolojik
göndermeler yapılan,
ezeli oyuncu insana anlam verme çabası mı....?
Kentliler, köylüler, burjuvalar, aristokratlar,veliler,
deliler,sanat ve aşkın en belirgin ifadesi olan,yüzler kıçlar,
baldırlar,,,her kurum,ve kimlik, yıldızlı, yaldızlı, cilalı bütün
ilişkiler,ezbere dayalı atmosferin,varoluş temeline dayanan esareti
mi..?
Kaderin ve tinsel baskının, hüküm sürdüğü bir gecenin sonunda,dökülür bu soru işaretler karmaşası…
Bütün tedirginliklerin,kaygıların,kuşkuların ardı ardına gelmesi, bir krizin başladığı son saniyelerini haber verir....
Bu sinyali alan ben…..zannetmeyin ki;derin galaksilerin arasına
dalmış.Bu yazgıyı,tinsel baskıyı,varlığını değiştirme
konusunda,beyninin henüz ölmediğini,duygularının henüz
kurumadığını,hangi ruh durumda olursa olsun,kendi yazgısının, dublorü
olduğunun bilincinde.
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/37/nedir-yasam</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/37/nedir-yasam</guid><dc:creator><![CDATA[Azade]]></dc:creator><pubDate>Sat, 21 Feb 2009 23:28:00 GMT</pubDate></item><item><title><![CDATA[Vuslata AdIM AdIM]]></title><description><![CDATA[Yazar: Mihrace
[image: Yazının arşiv görseli]
Bu yazının yalnızca arşivde bulunan bölümü kurtarılmıştır.
Dağlar set çeker özlemlerimle arama
Buğulu gözlerden hasret damlar
Buram buram sıla kokusu getirir rüzgar
Ellerim ufuklara uzanır, ulaşmak istercesine
Mesafelere inat, vuslata ermek istercesine
Söylenmemiş sözler dilimde,
Umutlar yüreğimde
Adım adım yaklaşırken özlediklerime
Zaman uzar gider, yetişemem ardından
Ya da nefesim tükenir
Yorgun düşerim kovalamaktan
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/38/vuslata-adim-adim</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/topic/38/vuslata-adim-adim</guid><dc:creator><![CDATA[Mihrace]]></dc:creator><pubDate>Sun, 18 Jan 2009 16:52:00 GMT</pubDate></item></channel></rss>