<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0"><channel><title><![CDATA[Bademlerden Say Beni / Paul Celan]]></title><description><![CDATA[<p dir="auto">Say bademleri,<br />
say acı olanı, uyanık tutanı say,<br />
beni de onlara kat:<br />
...Gözünü arardım hep, gözünü açtığında,<br />
sana kimselerin bakmadığı bir anda,<br />
örerdim ya o saklı, o gizli ipliği ben,<br />
ki onun üzerinde tasarladığın çiy'in<br />
testilere doğru kaydığı bir zamanda,<br />
yüreğe varamamış öz bir sözle korunan.<br />
Ancak böyle varırdın adına, senin olan,<br />
o şaşmaz adımlarla kendine yürüyerek,<br />
savrulurdu çekiçler sanki bir çan kulesi<br />
boşluğundaymış gibi senin suskunluğunun.<br />
Ölmüş olan o şey senin koluna girer<br />
ve işittiklerin de seninle birleşirdi,<br />
üç olup giderdiniz geceyi katederek.<br />
Beni de acı yap, acı yap beni.<br />
O acı bademlerden say beni.<br />
Çevirenler: Ahmet Necdet-Gertrude Durusoy</p>
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/30/bademlerden-say-beni-paul-celan</link><generator>RSS for Node</generator><lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 00:18:24 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://edebikelam.com/topic/30.rss" rel="self" type="application/rss+xml"/><pubDate>Fri, 05 Nov 2010 17:03:00 GMT</pubDate><ttl>60</ttl><item><title><![CDATA[Reply to Bademlerden Say Beni / Paul Celan on Tue, 09 Nov 2010 21:03:00 GMT]]></title><description><![CDATA[<p dir="auto">Gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidir<br />
mahmurluğun güneşleri;<br />
bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıyla<br />
biterler.<br />
Onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerinde<br />
oynadığımız rüya oyunları.<br />
Zamanın tebeşirden kayalıklarında onları<br />
da hançerler bekler.<br />
Daha mavidir derin uykunun güneşleri: Bir<br />
zamanlar saçının bukleleri gibi.<br />
Bir gece rüzgârı olup, kız kardeşinin parayla<br />
açılan kucağına sığınmıştım;<br />
Üzerimizdeki ağaçtan sarkıyordu saçların,<br />
ama sen yoktun.<br />
Biz dünyaydık sanki, sense büyük kapının<br />
önünde bir çalılık.<br />
Beyazdır ölümün güneşleri, çocuklarımızın<br />
saçları gibi:<br />
O, yükselen sularla gelmişti, sen kumlukta<br />
bir çadır kurduğunda.<br />
Sönmüş gözleriyle, başımızın üzerinde<br />
mutluluğun hançerini kaldırmıştı.<br />
PAUL CELAN</p>
]]></description><link>https://edebikelam.com/post/65</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/post/65</guid><dc:creator><![CDATA[ozlem22]]></dc:creator><pubDate>Tue, 09 Nov 2010 21:03:00 GMT</pubDate></item></channel></rss>