<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0"><channel><title><![CDATA[RÜZGAR TAKVIMI ÇOCUKLARI]]></title><description><![CDATA[<p dir="auto"><img src="https://uploads.edebikelam.com/legacy/article/dokicinirahatla2-9bc97300d75f78c1078c66546c18cd5ad1658982f9ca17eaf9000629355e9ea3.gif" alt="Yazının görseli" class=" img-fluid img-markdown" /></p>
<p dir="auto">uzungemici<br />
bildirdi:<br />
"<br />
/rüzgar arkamızdan esiyor, deniz karşıdan geliyormuş<br />
iskelede kimseler yokmuş da, vapur ilk yolcuyu bekliyormuş<br />
bu mevsim olunca bütün çocuklar, boğaz içinden mi girerler denize/<br />
……..<br />
nüfus kağıtlarımız gri karton kapaklı, yeni günleri pek bilmeyiz<br />
doğum tarihlerimizde kar yazar, sıcakta üşümeyi öğreniriz<br />
güneş doğmaz üstümüze, ama her zaman mavidir gözlerimiz<br />
denizlere benzeriz …<br />
nice savaşlar kanımızı döktü de, ihtilallerde kızılcık şerbeti içtik<br />
mülteci olurken kimimiz, erguvan pembesinden vazgeçmedik<br />
Saman yolunda dans etmesini, hanımellerini koklar gibi sevdik<br />
hiç büyümedik …<br />
/bir ayin sonrasında tutmuşum yüreğini, vakit geç olmuş<br />
vapur iskeleden boş kalkmış da, martıların gözleri yollarda kalmış<br />
bütün o eski sokaklar şimdi, korkuya mı saklamıştır kimsesizliklerini/<br />
………<br />
ağaç altında fesleğen, içimiz coşkusuyla dolsun<br />
doğumlarımızın<br />
yokuşlar kan-ter içinde kalsın, en yakınında biz duralım yıldızların<br />
tutku pervanesine rüzgar gülü bir ışık, tanığı olsun kavuşmaların<br />
sancısız yarınların …<br />
hangi şarkıdan önce, bir keman taksiminden geçecekse dalgalar<br />
eski defterlerden ses gelmesin, fısıldar kulağımıza nasılsa kuşlar<br />
siz çok üzülmeyin duymasanız da, olacak deriz artık o kadar<br />
sırdaştır notalar …<br />
/deniz arkada kalmış, rüzgar şimdi karşımızdan esiyormuş<br />
martılar bir varmış da, iskelede gemiler ve yolcular bir yokmuş<br />
saçların ne güzel savruluyor, poyrazı çok mu sever gülümsemelerin/<br />
……..<br />
yağmur görmemiş yaprak gibi durmayalım, gözler artık parlamalı<br />
arada nice dağlar, ovalar toz-duman, rüzgar hızında koşulmalı<br />
bahanesi yoktur durmaların, bu anlatılan sadece bir sevda masalı<br />
öyle de yaşanmalı …<br />
ıslıkla türkü çalar gibi, uygun adımlı heyecanlar kuş kafesinde<br />
gün batımı yakın zaman, çok güzel olacaklar ise hemen öncesinde<br />
saati ters çevir duvarda, bak bakalım dudak izlerimiz nerelerde<br />
gördüklerini bana da söyle …<br />
Cevat Çeştepe<br />
/yani bir gün batımının İstanbul’unda, saçlarım bembeyazmış<br />
yorgun bir kadehe uzatmışım ayaklarımı da, bir yanım seni sarmış<br />
harita üzerinde meridyenleri, üst üste bindirecek çocuk yok mu içinizde/<br />
"</p>
]]></description><link>https://edebikelam.com/topic/56/rüzgar-takvimi-çocuklari</link><generator>RSS for Node</generator><lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 00:18:01 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://edebikelam.com/topic/56.rss" rel="self" type="application/rss+xml"/><pubDate>Tue, 23 Jun 2009 19:41:00 GMT</pubDate><ttl>60</ttl><item><title><![CDATA[Reply to RÜZGAR TAKVIMI ÇOCUKLARI on Wed, 24 Jun 2009 23:45:00 GMT]]></title><description><![CDATA[<p dir="auto">En solgun ikliminden gecerken mevsimlerin, denizlerin öbür yanini gören gözlerden seyrettim boğazicini….terkettigim tüm solgun yoksul anilarim aydinlatti boğazin isiklarini….bağısla beni anilarim….bulamiyorum hic birinizi biraktigim yerde….hepinizi cinnet koylarinda birakmistim terketmistim……savruk hesaplasmanin pusatsiz nehirlerinde akiyordunuz birer birer... simdi zamansiz devinimlerle ariyorum kaybettigim yerde …ne kadar zaman gecti bilemiyorum… akan saatlerin ne mefhumu ne de tersi yüzü de yok, hayatin tersi düzü olmadigi gibi…simdi,düslerim kayiyor kendi sayiklamalarimin gömütünde .. cogul bir yalnizliktir dudak izlerimizin değdigi her gizlenmis nokta…beni kötü yakaladin İstanbul,o harita üzerinde meridyenleri üst üste bindirecek güven cağlarim da gecti artik…göğsümde bir sanci... denizinde ağır tortu… bir korsan gemisi girmis simdi ,yüreğimin körfezine….</p>
]]></description><link>https://edebikelam.com/post/117</link><guid isPermaLink="true">https://edebikelam.com/post/117</guid><dc:creator><![CDATA[Azade]]></dc:creator><pubDate>Wed, 24 Jun 2009 23:45:00 GMT</pubDate></item></channel></rss>