İçeriğe atla
  • Kategoriler
  • Güncel
  • Etiketler
  • Popüler
  • Dünya
  • Kullanıcılar
  • Gruplar
Deriler
  • Light
  • Brite
  • Cerulean
  • Cosmo
  • Flatly
  • Journal
  • Litera
  • Lumen
  • Lux
  • Materia
  • Minty
  • Morph
  • Pulse
  • Sandstone
  • Simplex
  • Sketchy
  • Spacelab
  • United
  • Yeti
  • Zephyr
  • Dark
  • Cyborg
  • Darkly
  • Quartz
  • Slate
  • Solar
  • Superhero
  • Vapor

  • Varsayılan (Arayüz Yok)
  • Arayüz Yok
Daralt
EdebiKelam.com

Edebiyatseverlerin Buluşma Noktası

Ana Sayfa Forumlar Son Paylaşımlar Hakkımızda Kayıt Ol Giriş
  • Ara
  • Mesajlar
  • Giriş
  1. Edebiyatseverlerin Buluşma Noktası
  2. Kategoriler
  3. Kendi Yazdığımız Hikâyeler ve Denemeler
  4. Timsah Kıkı İle Hacer - Serdar Yıldırım

Timsah Kıkı İle Hacer - Serdar Yıldırım

Konu Zamanlandı Sabitlendi Kilitli Taşındı Kendi Yazdığımız Hikâyeler ve Denemeler
4 İleti 4 Yayımlayıcılar 3 Bakış 1 İzleniyor
  • En eskiden en yeniye
  • En yeniden en eskiye
  • En çok oylanan
Cevap
  • Yeni başlık oluşturarak cevapla
Cevaplamak için giriş yapın
Bu başlık silindi. Sadece başlık düzenleme yetkisi olan kullanıcılar görebilir.
  • S
    Serdar50
    İleti: 1
    tarihinde yazdı Son düzenleyen:
    #1

    Timsah Kıkı, Nil Nehri’nin kıyısında dinlenirken, duyduğu çığlıklarla yerinden fırladı. Hemen bir kayanın üstüne çıkıp etrafına bakındı. Bir çocuk akıntıya kapılmış sürüklenirken, karşı kıyıda insanlar koşarak çocuğu izliyordu. Şimşek hızıyla suya dalan Kıkı’nın gözüne son anda insanların birkaç kayıkla açılmakta oldukları takıldı. “ Onlar asla çocuğa yetişemezler “ diye düşündü. “ Çocuğu iyice yüzme öğrenmeden tek başına bırakmak yanlıştır. Eğer bırakırsan su onu yutar. “
    Kıkı az sonra çocuğa yetişti ve kocaman ağzını açıp hızla kapadı. Ancak çocuğa zarar vermemiş, sadece gömleğinin yakasından yakalamıştı. Geriye döndü, üç tane kayık geliyordu. Sevindi Kıkı çocuğu kurtarmıştı. Korku dolu gözlerle bakan çocuğa göz kırptı. “ Benim adım Kıkı, dedi, ya seninki? “ Çocuk gülümsedi: “ Benim adımda Hacer, dedi. Sağol Kıkı, hayatımı kurtardın. Sana bir can borçluyum. “
    “ Hayır, Hacer, dedi Kıkı, bana can borcun yok. Ben senin hayatını kurtardım, bu doğru ancak karşılık beklemeden yaptım bunu. Borçlu falan da değilsin bana. Ben dünya tatlısı Kıkı’yım, yüreğim sevgiyle çarpar benim, kimse için kötülük düşünmem ben..”
    Kıkı’nın konuşması yarıda kaldı, çünkü kalın bir sopa olanca hızıyla başına indi. Kayıklar sonunda yetişmiş ve kayıktakiler kötülük saçıyordu. Sopalar birbiri ardınca başına indikçe gözü döndü. Bana reva mı bu, diye düşündü. Yıllar önce annesinin anlattığı bir hikaye aklına geldi. Bu hikayede, bir ahtapot iki insanı mutlak bir ölümden kurtarıyor, fakat insanlar, ahtapotun başına ödül koyuyorlardı. Ahtapot, onları yanlışlarıyla baş başa bıraktıktan sonra hedefine ulaşıyor ve denize geri dönüyordu. Şimdi Kıkı’nın yapacağı en doğru iş, onları yanlışlarıyla baş başa bırakmak ve Hacer’i sağ-salim kıyıya ulaştırmaktı. Kıkı, aynen öyle yaptı. Sert bir kuyruk darbesiyle kayıkların arasından sıyrılıp himayesindeki insan evladının kumsala ayak basmasını sağladıktan sonra, gözlerindeki iki damla yaşı fark ettirmemeye çalışarak geri döndü. Amacı olabildiğince uzaklara gidip, bu olayı unutmaktı. Beyinlerinden zeka fışkıran ve en akıllı yaratıklar olduğu iddia edilen insanlar bunlar mıydı? İnsanlar, kim bilir ne yanlışlıklar, ne hatalar yapıyorlar da bunları birbirlerine doğrusu budur diye yutturuyorlar mıydı?
    Nil Nehri’nin sularına dalarken adının ünlendiğini duyar gibi oldu, Kıkı. Sanki biri “ Kıkı…” diye bağırıyormuş gibi geldi. Kıkı, bu çağrıyı duymamazlıktan gelmedi. Derinlerden döndü, yüzeye çıktı. Bağıran Hacer’di. Hacer el ediyor, Kıkı, gel buraya, diye bağırıyordu. Öfkesini dindirmek için biraz su yuttu. O, hep böyle yapardı; öfkelendiği zaman biraz su yutar, öfkesini dindirirdi. Su genzine mi kaçmıştı ne, öksürdü Kıkı, hem üç-dört kez öksürdü. Boğazını temizledi ve usulca yüzerek Hacer’in yanına geldi. Hacer, dizlerinin üstüne çöküp, Kıkı’nın boynuna sarıldıktan sonra şunları söyledi:
    “ Canım Kıkı, sen iyi kalpli, temiz yürekli bir timsahsın. İyilik yapayım derken, kötülük buldun, ama her iyilik yapan kötülük bulmaz. Belki şu an için insanların hepsinin kötü olduğunu düşünüyorsun, gerçekte kötü insanlar var ama iyi insanlar pek çok be Kıkı, iyi insanlar pek çok. İşte bu iyi insanlardan biri de benim. Ben göğsümü gere gere iyi bir insan olduğumu söylüyorsam, bu durum benim iyi bir insan olduğumun işaretidir ve sen benim iyi bir insan olduğuma inanmak zorundasın. “
    Hacer sözlerini aniden kesmişti, bunun bir sebebi olmalıydı. Kıkı hızla geriye döndü. Kayıklar geliyordu. Hacer koşarak kayıkların önüne çıktı.
    “ Durun, gelmeyin, geri dönün “ diye bağırmaya başladı. Boşuna, herşey boşunaydı. Tüfekli, sopalı, bıçaklı adamlar kayıklardan indiler. “ Durun, Kıkı benim hayatımı kurtardı. Kimseye zararı yok onun, ona zarar vermeyin. İyi yürekli bir timsah o, kendi halinde, kimse için kötülük düşünmüyor. Bırakın gitsin, size ne yaptı ki? Neden onu öldürmek istiyorsunuz? “ diyerek feryat eden Hacer’in yüzüne gelen sert bir tokat onu yere düşürdü. Elinin tersiyle yüzünü silen Hacer; adamın vurduğu yerin kanadığını görünce son bir gayretle kanlı elini Kıkı’ya doğru uzatarak bağırdı ve bayıldı: “ Parçala onları Kıkı, parçala..”
    “ Olmasaydı iyi olurdu ama Hacer’in olacakları görmemesi daha iyi oldu. Ne kadar istesek de bazı kötü olayların önüne geçemiyoruz. Ben iyi bir timsahım ama kötülerle bir olma durumuyla karşı karşıya bırakılıyorum. Şu andan itibaren hala iyi düşünceler içinde olmaya devam edersem bu adamlar beni keserler. “
    Timsah Kıkı, rakipleriyle istediği yerde, istediği zamanda dövüşmekte kararlıydı. Gerisin geriye dönüp kaçmaya başladı. Amacı adamları toprağa çekmekti. Toprak üstünde durunca ayakları daha rahat hareket ediyordu. Seri dönüşler yapıyordu. O zaman uzun kuyruğu çok önemli bir silah haline geliyordu. Kıkı, canını kurtarmak için kuyruğunu kullanacaktı.
    Kıkı, kayalıklar arasında dar bir yer bulup geri döndüğünde bir tüfeğin üstüne çevrildiğini fark etti. Gök gürültüsünü andıran sesin ardından sol gözü karardı, sol gözü görmez oldu. Sağ ön ayağıyla sağ gözünü kapatıp, ileri atıldı. Silahlar birbiri peşi sıra patlıyor, kurşunlar Kıkı’nın sert derisi üstünden sekiyordu. Bu arada Kıkı’nın kuyruğu akıl almaz bir hızla çevresine dehşet saçıyor, vurduğunu deviriyordu. Kıkı yediği onca sopadan, onca bıçak darbesinden sonra geriye gövdesinden ne kalırsa, Nil Nehri’ne ulaştırmak istiyordu.
    Sonunda Kıkı, Nil Nehri’ne ulaştı ve derinlere daldı. Aradan aylar geçti. Kıkı’nın sol gözü görmeye başladı. Kurşun göze girmemiş, yan taraftaki deriyi parçalamıştı. Yara iyileşince göz görmeye başlamıştı.
    Bir kötü olayla karşılaştı diye Kıkı yaşam çizgisini değiştirmedi. Tutturduğu doğru yoldan sapmadı. İyilik, onun temel prensibiydi. Tüm canlı varlıkları seviyordu, çünkü Kıkı’nın kendine saygısı vardı. Kendine saygısı olmayanın başkalarına da saygısı olmazdı. Onlar sorumsuz bir yaşam sürerlerdi yani bedavaya yaşarlardı. Borç alır ödemezler, küfürlü konuşurlar, kalp kırarlar, düşünmeden hareket ederler, günahsız birine durup dururken vururlar, başkalarını kötülerler ve dedikodu yaparlardı. Söyler misiniz bana, bunları hangi kitap doğrular?
    Yazan: Serdar Yıldırım

    Cevap Alıntı
    0
    • O
      ozlem22
      İleti: 4
      tarihinde yazdı Son düzenleyen:
      #2

      Anlamlı ve güzel bir yazıydı yüreğinize emeğinize sağlık teşekkürler

      Cevap Alıntı
      0
      • MihraceM
        Mihrace
        İleti: 23
        tarihinde yazdı Son düzenleyen:
        #3

        İyilikten maraz doğar demiş atalarımız ama bir kısmı da iyilik yap denize at balık bilmezse Halık bilir demişler..
        Hikayeniz çok güzel ve çok anlamlıydı..Kaleminize sağlık

        Cevap Alıntı
        0
        • A
          Azade
          İleti: 9
          tarihinde yazdı Son düzenleyen:
          #4

          Söyler misiniz bana, bunları hangi kitap doğrular?
          Adaletin bile egoya yenildiği sistem de.... insanlığın kirlendiği ve insan denilen yaratıgın, öldükten sonra basina geleceğini bielmemesi ve fitratinda ki egosuna yenildiği bu düzende hangi kitap, insan denilen yaratiğin üzerinde etkili olabilir ki.....Cem Karaca nın dediği gibi bindik bir kiyamete gidiyoruz alemete .. Allah sonumuzu hayirlisi etsin...

          Cevap Alıntı
          0

          Merhaba! Bu sohbete katılmak için bir hesap oluşturabilirsiniz.

          Üye olduğunuzda konuları kaldığınız yerden okumaya devam edebilir, yeni yanıtlardan e-posta veya bildirim yoluyla haberdar olabilirsiniz. Ayrıca iletileri yer imlerinize ekleyebilir ve beğendiğiniz paylaşımlara oy verebilirsiniz.

          Sizin de katılımınızla bu sohbet daha güzel olabilir 💗

          Kayıt Ol Giriş
          Cevap
          • Yeni başlık oluşturarak cevapla
          Cevaplamak için giriş yapın
          • En eskiden en yeniye
          • En yeniden en eskiye
          • En çok oylanan


          Menü

          • Ana Sayfa
          • Anketler
          • Arama
          • Arşiv
          • Dosyalar
          • En İyiler
          • Geri Bildirim
          • Forumlar
          • İsimler
          • İstatistikler
          • Konular
          • Köşe Yazıları
          • Kurallar
          • Özel Mesajlar
          • Şiir
          • Tavsiye Edin
          • Yeni Haber
          • Hesabınız

          Kimler Çevrimiçi?

          Şu an sitede, 0 ziyaretçi ve 1 üye bulunuyor.

          Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.

          Üyelik

          Hoş geldiniz, misafir.

          Giriş (Kayıt ol)

          Üyelik:

          Son üye: Semiha

          Toplam: 51

          Çevrimiçi üyeler:

          • aloscuk
          Tümünü gör

          Günün Sözü

          Henüz bir söz seçilmedi.

          Rastgele Şiir

          Bu Mu Vefâ

          fedai1955

          Köşe Yazıları

          • Köşe Yazısı 1

            aloscuk

          • KiM -SiN?

            Mihrace

          • kaçak..

            Mihrace

          • Bahar Yine Gelecek

            Mihrace

          En Aktif Üyeler

          • aloscukİleti: 26
          • Mihraceİleti: 23
          • karciceginazarİleti: 11
          • Azadeİleti: 9
          • ozanİleti: 8
          Tümünü gör

          Anket

          Hayattan Beklentileriniz Nelerdir ?
          Anketler
          Toplam Oy: 2
          Yorum: 0

          Yeni Şiirler

          • Seni Sevdim Ben(2)fedai1955
          • Seni Sevdim Ben(1)fedai1955
          • Bu Mu Vefâfedai1955
          • Aşktan Öte İbadet (1)fedai1955
          • Gelecektin Ya Hani Neden Gelmedinfedai1955

          Son Yorumlar

          • aloscuk: Köşe Yazısı 1 23.09.2026 03:09
          • aloscuk: Köşe Yazısı 1 23.09.2026 03:05
          • sunkay: Bakislar 15.07.2009 11:31
          • karciceginazar: Bakislar 11.07.2009 02:18
          • karciceginazar: Askin Intihar Vakti 11.07.2009 02:09
          • harictengazel: Haziran'da Kar Yagar Düslerime 29.06.2009 19:19
          • ozan: Haziran'da Kar Yagar Düslerime 26.06.2009 15:56
          • Azade: RÜZGAR TAKVIMI ÇOCUKLARI 25.06.2009 02:45
          • ozan: SOYLULAR 14.06.2009 16:44
          • karciceginazar: SOYLULAR 14.06.2009 00:42
          © 2008 – 2026 EdebiKelam.COM
          • İlk ileti
            Son ileti

          Menü

          • Ana Sayfa
          • Anketler
          • Arama
          • Arşiv
          • Dosyalar
          • En İyiler
          • Geri Bildirim
          • Forumlar
          • İsimler
          • İstatistikler
          • Konular
          • Köşe Yazıları
          • Kurallar
          • Özel Mesajlar
          • Şiir
          • Tavsiye Edin
          • Yeni Haber
          • Hesabınız
          • Son Paylaşımlar
          • Hakkımızda
          Forum araçları
          • Kategoriler
          • Güncel
          • Etiketler
          • Popüler
          • Dünya
          • Kullanıcılar
          • Gruplar