Kader dediniz, boyun eğdim; sabır dediniz, ömrümü tükettim. Ama bitti. Karşınızda ne çizdiğiniz sınırlara sığan o uysal çocuk var ne de her haksızlığa yutkunan o eski enkaz. Beni kendi gölgenizle korkutamazsınız artık, ben o gölgeyi çoktan çiğneyip geçtim.Sizin alkışlarınız da yalan, ayıplarınız da. İnşa ettiğiniz o sırça köşkler, içimdeki tek bir dürüst çığlıkla un ufak olacak kadar zayıf aslında. Beni kaybetmekle tehdit ediyorsunuz; oysa ben, sizin yokluğunuzda kendimi buldum.Şimdi açın kapıları, yıkın barikatları. Çünkü bu asil öfke, sadece zincirleri değil, o zincirleri tutan ellerinizi de yakıp geçecek. Artık ben sizin dünyanızda bir esir değil, kendi cehennemimde bir kralım!