... ..........
Azade
İleti
-
Genel Sohbet -
Hayat Nefes Aldığın Kadardır........Hayat hükümsüzdür aslında... neye paraf atarsan ondan sorumlusun...Hayat nefes aldığın kadar, sevdiğin de sevildiğin kadardır o kadar baska ötesi yok...
-
Timsah Kıkı İle Hacer - Serdar YıldırımSöyler misiniz bana, bunları hangi kitap doğrular?
Adaletin bile egoya yenildiği sistem de.... insanlığın kirlendiği ve insan denilen yaratıgın, öldükten sonra basina geleceğini bielmemesi ve fitratinda ki egosuna yenildiği bu düzende hangi kitap, insan denilen yaratiğin üzerinde etkili olabilir ki.....Cem Karaca nın dediği gibi bindik bir kiyamete gidiyoruz alemete .. Allah sonumuzu hayirlisi etsin... -
RÜZGAR TAKVIMI ÇOCUKLARIEn solgun ikliminden gecerken mevsimlerin, denizlerin öbür yanini gören gözlerden seyrettim boğazicini….terkettigim tüm solgun yoksul anilarim aydinlatti boğazin isiklarini….bağısla beni anilarim….bulamiyorum hic birinizi biraktigim yerde….hepinizi cinnet koylarinda birakmistim terketmistim……savruk hesaplasmanin pusatsiz nehirlerinde akiyordunuz birer birer... simdi zamansiz devinimlerle ariyorum kaybettigim yerde …ne kadar zaman gecti bilemiyorum… akan saatlerin ne mefhumu ne de tersi yüzü de yok, hayatin tersi düzü olmadigi gibi…simdi,düslerim kayiyor kendi sayiklamalarimin gömütünde .. cogul bir yalnizliktir dudak izlerimizin değdigi her gizlenmis nokta…beni kötü yakaladin İstanbul,o harita üzerinde meridyenleri üst üste bindirecek güven cağlarim da gecti artik…göğsümde bir sanci... denizinde ağır tortu… bir korsan gemisi girmis simdi ,yüreğimin körfezine….
-
Cünkü....Korkağız!..Yazar: Azade
Sen kazandın; ama ben haklıydım
Parçaları kaybolmuş bir yapbozdu benim hayatım....
Yaşamak için bir sebep lazım...
Hayat yordu beni....
İşte kendinden kaçışların,kallavi tanımları bu olsa gerek....
var olamamanın acı sosunu, yaşam denilen ekmek arasının içine katarsak ,böylesine bir hayatın aşçıları oluruz.
Aslında çoğumuz,omuzlarında apoleti olmayan,gecelerin sabahında
titrek bir ritmin nağmesiyle uyanir, yalnizlik şarkilari ile güne baslar, hüznün bağbozumunda uykuya dalariz.
Hepimiz gerçekte, o kadar normal ve o kadar da sıradanız ki ,
Bazen, gizli bir delinin,hayat izlerini taşıyan bir karbon kağıdıyız...
her biri bir öncekini aratmayan.....
Bazen tüm deliliklerimizi içimizde yaşar,kendimizin de görmesine, dokunmasına izin vermeyiz..
Bazen,her bir damlalarını akıtmaktan korktuğumuz ,bir yağmur damlalarıyız...
Nereye yağdığını bilmediğimiz, üstünden koca şehrin geçtiği geçmişin,
birer kar fırtınalarıyız...Telaşlı bulutların kol gezdiği bir ruhun....
yıldızsız gecelerinin koynunda,kimliksiz hayatların,
kimliksiz bekçileriyiz...Bazen de sıradışı, el değmemiş, hayatlarin özlemlerini yaşarız...
Ne hayatın bizi ıskalamasına direnir ne de kendi
deliliklerimize fırsat veririz...çok sesliliğin ritmik
dalgalanışlarında...mevsimlerin tek tek yitirilişlerinde...hazan
mevsimlerinin gölgelerinde, yalnızlık şarkılarını
söyler dururuz...Çünkü... Korkağız!...
Nedir bunca korkaklık...?
Var olmanın dayanılmaz ağırlığı mı yoksa var olamamanın,
yarattığı sancı mı...?
Ey zavallı ruh... ?...
bir gece de kapa gözlerini....kır duvarlarını....gör aynada ki sana
bakan o yüzü ....bir gece de bir devin yüreğini ödünç al... ve
başkalarının sana yakıştırdığı kimliği geri ver bir meşela yak,yeni
sana ve sönen umutlarına... -
Düsler FisildiyorBir Miray ,bir rehber... bir rehber, bir yürek...bir yürek, bir insan...bir insan, bir mimar...bir mimar ,bir ic yapi...bir ic yapi bir ic benlik… iste,"en el insan"in doğusunun müjdesidir bu.. Hosgeldin,Miray
-
Yarasi Kanayan HikayelerKimdir Cevat cestepe diye sorduğum tüm sorularin cevabi olmus bu siiriniz…sanki okurlariniza ithaf olmus….her havayi ,her büründürmek istediginiz ruhu, tek,tek soludum… bu siiri yorumlamak sanki haddimi asiyor hissine kapilmadim desem de yalan olur…
hücrenin karanlık her köşesine aynı ışıktan aynı aydınlığı yaymak
gömsek ne olur başımızı kumlara, bir kurşun nasılsa bulur izimizi
biz ölürüz, hikayeler yanar kime okuruz ölü gözlerle şiirlerimizi.
Bilirsiniz isik ayni zamanda da ısı üretir… yayarken tüm gönülleri, nasil isittigini bilseniz, biliyorsunuz da...ve gene bilin… ruhlarda nasil da tat biraktiginizi…basiniz hep dik, ısığınız hep daim olsun… olsun ki aydinlansin bu yürekler -
Kadinin SesiYazar: Azade

Bu yazının yalnızca arşivde bulunan bölümü kurtarılmıştır.
Gecenin en futursuz, tamtamlar çalan bir saatinde, gizlenmis zaman gecmisin kuytularinda...
ben ise: düşlerime düşen gizlerimin, can çekişen surlarında, gönüllü bekçilik yapıyorum.
Harabeye uğrayan anılarımı,acılarımı, mutluluklarımı çıkarıyor
Ve bahar temizliğini yaşıyorum.Öylesine tozlanmışlar ki;
bir gülü okşar gibi siliyorum.
Yorgun düşüyor bedenim, bir kulaç nefes alıyorum…
Sonra, dalıyorum odamın penceresinden, karsimda bir siluet beliriyor,basliyorum konusmaya...Sen mi kimsin…… ?
uzak değilsin aslında bana,yakınsın hemde tanıdık….
O derecede ulaşamadığım, yıldızlar kadar uzak…
bazen dost, bazen yaren kadar aşina...bezen se, bir el kadar ırak…
Bazen davetsiz misafir, bazen beklenen konuk…
bazen de kendi kısır yalnızlığına kucak açmış, bir kovuk…hepsi de sensin aslında….
bir başkaları zannedilseler de…. sensin bu…
istesen de, yad'sısanda ..
bu ben değilim diye isyan etsen de….
Oyunun karakteristiğini beğenmesen de
iyi senaryolar üretemezsen de, tek kişilikve tek alkış alacak, oyunlar sergilesen de…
bu sensin…..
Sonunda, başka senaryolara sığınan da
ve gerçek hayatın tam ortasında yaşayan da….
Sen busun, artılarınla eksilerinle... ama farkındasın, farkındalığnının ,
ve gerçeklerinin….
bunlar güçlü kılıyor ya seni..
tökezlesen de düşmüyorsun,
düşsen de yere serilmiyorsun…
Her daim ayakta durup, dengeni sağlayabiliyorsun…
çünkü kendini seviyorsun..
Dünyaya bir kez daha gelmeyeceğini
hayatı, ıskalama lüksünün olmayacağını..
ve senden başka, bir tane daha olmadığını
O yüzden değerlisin kendine... kendinin kıymetini bilenlerdensin….
ve her daim bileceksin de.... -
Nedir YasamYazar: Azade

Bu yazının yalnızca arşivde bulunan bölümü kurtarılmıştır.
Nedir yaşam? Başkalarının acılarını emmekle geçirilmiş bir sünger mi..
?
Modern gündelik hayatın,yatak odalarına,tuvaletlerine, dev
büyüteçlerle dalan,gerçekliğin, korkutucu karmaşasına ,psikolojik
göndermeler yapılan,
ezeli oyuncu insana anlam verme çabası mı....?
Kentliler, köylüler, burjuvalar, aristokratlar,veliler,
deliler,sanat ve aşkın en belirgin ifadesi olan,yüzler kıçlar,
baldırlar,,,her kurum,ve kimlik, yıldızlı, yaldızlı, cilalı bütün
ilişkiler,ezbere dayalı atmosferin,varoluş temeline dayanan esareti
mi..?
Kaderin ve tinsel baskının, hüküm sürdüğü bir gecenin sonunda,dökülür bu soru işaretler karmaşası…
Bütün tedirginliklerin,kaygıların,kuşkuların ardı ardına gelmesi, bir krizin başladığı son saniyelerini haber verir....
Bu sinyali alan ben…..zannetmeyin ki;derin galaksilerin arasına
dalmış.Bu yazgıyı,tinsel baskıyı,varlığını değiştirme
konusunda,beyninin henüz ölmediğini,duygularının henüz
kurumadığını,hangi ruh durumda olursa olsun,kendi yazgısının, dublorü
olduğunun bilincinde.
