İçeriğe atla
  • Kategoriler
  • Güncel
  • Etiketler
  • Popüler
  • Dünya
  • Kullanıcılar
  • Gruplar
Deriler
  • Light
  • Brite
  • Cerulean
  • Cosmo
  • Flatly
  • Journal
  • Litera
  • Lumen
  • Lux
  • Materia
  • Minty
  • Morph
  • Pulse
  • Sandstone
  • Simplex
  • Sketchy
  • Spacelab
  • United
  • Yeti
  • Zephyr
  • Dark
  • Cyborg
  • Darkly
  • Quartz
  • Slate
  • Solar
  • Superhero
  • Vapor

  • Varsayılan (Arayüz Yok)
  • Arayüz Yok
Daralt
EdebiKelam.com

Edebiyatseverlerin Buluşma Noktası

Ana Sayfa Forumlar Son Paylaşımlar Hakkımızda Kayıt Ol Giriş
  • Ara
  • Mesajlar
  • Giriş
MihraceM

Mihrace

@Mihrace
Takip etme Takip Et
Hakkında
İleti
23
Konu
16
Paylaşımlar
0
Gruplar
0
Takipçiler
0
Takip Edilenler
0

İleti

Güncel En İyi Tartışmalı

  • Timsah Kıkı İle Hacer - Serdar Yıldırım
    MihraceM Mihrace
    Kendi Yazdığımız Hikâyeler ve Denemeler

    İyilikten maraz doğar demiş atalarımız ama bir kısmı da iyilik yap denize at balık bilmezse Halık bilir demişler..
    Hikayeniz çok güzel ve çok anlamlıydı..Kaleminize sağlık


  • Canım ABLAM Doğum Günün Kutlu Olsun
    MihraceM Mihrace
    Özel Günler, Kutlamalar ve Taziyeler

    Özlem teşekkür ederim canım
    Sen de olmasan kutlayacak hiç kimse yok


  • Bademlerden Say Beni / Paul Celan
    MihraceM Mihrace
    Dünya Edebiyatı

    Say bademleri,
    say acı olanı, uyanık tutanı say,
    beni de onlara kat:
    ...Gözünü arardım hep, gözünü açtığında,
    sana kimselerin bakmadığı bir anda,
    örerdim ya o saklı, o gizli ipliği ben,
    ki onun üzerinde tasarladığın çiy'in
    testilere doğru kaydığı bir zamanda,
    yüreğe varamamış öz bir sözle korunan.
    Ancak böyle varırdın adına, senin olan,
    o şaşmaz adımlarla kendine yürüyerek,
    savrulurdu çekiçler sanki bir çan kulesi
    boşluğundaymış gibi senin suskunluğunun.
    Ölmüş olan o şey senin koluna girer
    ve işittiklerin de seninle birleşirdi,
    üç olup giderdiniz geceyi katederek.
    Beni de acı yap, acı yap beni.
    O acı bademlerden say beni.
    Çevirenler: Ahmet Necdet-Gertrude Durusoy


  • KiM -SiN?
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Yazar: EkremKemal

    Yazının arşiv görseli

    ne kadarı senin bu sen'in
    söylesene!
    gözlerin,dudakların,ellerin..
    ne kadarın var nekadarın yok
    söylesene!
    başka birinin akşamında
    başka birine
    ağlayıp duruyorsun
    sana seni soruyorum
    susuyorsun..
    sonra kendinin,siyah
    o siyah gölgenin
    peşine düşüyorsun..
    sen
    sanıp duruyorum
    sen sanıp öpüyorum
    başkası oluyorsun...
    bana
    bak bir kez olsun
    birkez kendi gözlerinle
    elimi tutma
    yine de istemem
    istemem..
    anlıyor musun?


  • Şu Anda Ne Dinliyorsunuz...
    MihraceM Mihrace
    Her Telden

    Sayenizde bizde dinliyoruz


  • kaçak..
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Yazar: EkremKemal

    Yazının arşiv görseli

    Çelimsiz bir akissin işte
    dünyayı dolduran o boşluğun içinde
    mağlupsun,yaralısın
    üstelik..
    bir yanın ölmek hevesinde
    bazı bir kahve köşesinde
    bazen dağınık,içli
    bir akşam saatinde
    biliyorum..aklından kaçmak geciyordu
    doğrusu kendinden
    ama kime?
    geberesi bir kafes içindesin
    nereye baksan gidişler gelmeyişler
    hayat..
    hayat
    biraz da böyle işte
    ayrılıklar
    pişmanlıklar
    çelişkiler...
    bazı
    bir sahil kenarında
    bazen telaşlı ıslak
    bir yağmur öncesinde
    biliyorum
    aklından kaçmak geçiyordur
    evet kendinden
    ama kime?


  • Bahar Yine Gelecek
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Yazar: Mihrace

    Yazının arşiv görseli

    Gün batımlarıyla tükenir umut
    Akşamın kızıllığı sarar dört bir yanı
    Kelimeler anlamını yitirmiş
    Gecede derin bir sessizlik
    Acının rengi tanımlanır
    Düş, sus pus
    Yüreğim kalemime küs..
    Vuslata yükselir dolunay
    Daha sabaha çok var
    Beklemek..Ah! beklemek..
    Yüreği ne çok yorar..
    Karanlık şafağa mahkum
    Umut, yeni günün özlemiyle kavrulur..
    Ufuktan yavaş yavaş süzülür güneş
    Esrik bakışlar fırlatır ruhuma
    Baharı müjdeler kır çiçekleri
    Çiğ taneleri ışıl ışıl, içimi aydınlatır
    Dudağıma bir tebessüm yayılır..
    Bu sabah daha farklı hayat
    Kıpır kıpır yüreğim
    Biliyorum,
    Bahar yine gelecek
    Düşler ülkesini süsleyecek…
    01/ 03/2010
    Mihrace


  • YALNIZLIĞA DAİR
    MihraceM Mihrace
    Usta Şairlerden Seçme Şiirler

    Şair: Cahit S?tk? Taranc?

    Can yoldaşın olmazsa olmasın
    Yalnızım diye hayıflanmayasın,
    Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi
    Bir anne şefkatine müsavi.
    Üç adım ötede deniz
    Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
    Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara
    Ağaç yaprak verir, sır vermez rüzgara
    Ve kış yaz,
    Dalda kuş eksik olmaz
    Dağ başında duman
    Yalnızlık nedir göreceksin
    öldüğün zaman.
    Cahit Sıtkı Tarancı


  • VAR GİT ARTIK
    MihraceM Mihrace
    Usta Şairlerden Seçme Şiirler

    Şair: Yılmaz Odabaşı

    Buralarda gece uzun
    Gün ışığı yakındır
    Var git artık
    Bakma ardına
    Ölüme fazla sokulma ama
    Düşün ki
    Mevsim rüzgarlarının savurduğu
    Bir orman insan
    Sev onu, sokul, konuştur
    Doludur fazla üstüne varma
    Hep susmak
    Susmak...
    Yetmiyor bazen
    İşte bu yüzden
    Bütün ışıkları yanmalı yeryüzünün
    Ozanlar herşeyi anlatmalı
    Var git artık
    Acıyı aşındırma
    Tut
    Ve at sevdaya uzanan çağlayana
    Yılmaz Odabaşı


  • İSTANBULU DİNLİYORUM
    MihraceM Mihrace
    Usta Şairlerden Seçme Şiirler

    Şair: Orhan Veli Kan?k

    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Önce hafiften bir rüzgar esiyor
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar ağaçlarda
    Uzaklarda, çok uzaklarda,
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı.
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Kuşlar geçiyor, derken
    Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
    Ağlar çekiliyor dalyanlarda
    Bir kadının suya değiyor ayakları
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı.
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Serin serin Kapalıçarşı
    Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
    Güvercin dolu avlular
    Çekiç sesleri geliyor doklardan
    Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı.
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
    Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
    Dinmiş lodosların uğultusu içinde
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı.
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Bir yosma geçiyor kaldırımdan
    Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
    Bir şey düşüyor elinden yere
    Bir gül olmalı
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı.
    İstanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
    Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
    Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
    Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
    Kalbinin vuruşundan anlıyorum
    İstanbul u dinliyorum.
    ORHAN VELİ KANIK


  • DEMEDİM Mİ?
    MihraceM Mihrace
    Usta Şairlerden Seçme Şiirler

    Şair: Yavuz Bülent Bakiler

    Demedim mi bu hasret bitirir seni
    Ay dolanır gider, yalnız kalırsın.
    Her gün yeni baştan dağılır, ufalırsın
    Demedim mi yüreğim sevme!
    İşte ne gözyaşı, ne yemin, ne söz
    Geri dönen hangi güvercinin var?
    Senin hangi çiçeğini sakladı bahar?
    Demedim mi aklım inanma!
    Birgün naza çeker kendini demedim mi?
    Görmesen, zindana döner bu şehir
    Görsen, umursamaz, aldırmaz kafir.
    Demedim mi gözlerim bakma!
    Demedim mi bu ürperten sıcaklık
    Bu taze güzellik kaybolur birgün?
    Sonra boşu boşuna aranır, dövünürsün
    Demedim mi ellerim dokunma!
    Demedim mi birgün susar şarkılar
    Sesine ses veren rüzgarlar olur
    İstediğin kadar artık bekle dur
    Demedim mi kulağım duyma!
    Bir gün çıkıp gideceği belliydi
    Ayan beyan belliydi anlayamadın.
    Başka bir rüyada şimdi o kadın
    Demedim mi kollarım sarma!
    Bütün çektiklerim senin yüzünden
    Gölge bile geçirmezdin bir zaman üzerinden
    Ah! Şimdi paramparça oldun binbir yerinden
    Demedim mi gururum kırılma!
    Yavuz Bülent Bakiler


  • Askin Intihar Vakti
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Yazar: EkremKemal

    Yazının arşiv görseli

    Bir hülyasın şimdi evet bir hülya,
    Gördün ya artık yapayalnızız..
    Şen kahkahalar dönerken hıçkırığa
    Giderek artmakta karanlığımız..
    Şimdi akşamlar bir başka suskun
    Gecelerim bir başka tenha olucak..
    Demek artık, benden gidiyorsun
    Ah avuçlarım gözyaşına doyucak...
    Arasıra hayalimi aklından geçir,
    Geçir ki uzanayım rüyalarına..
    Unutmalıyız deyip durma ikide bir
    gülüşümü bari sakla saçlarına...
    Hatırlanmalı yine de bazı gecelerimiz
    Ki bu aşk bukadarını coktan haketti
    Boşluğun içinde buluşmalı ellerimiz
    Sahile vururken yalnızlığımızın silüeti
    Bırak kalsın işte özlenen bişeylerimiz
    Bırak unutturursa, hayat unuttursun
    Bir intihara savrulurken düşlerimiz
    Bırak ta son arzumuz kavuşmak olsun..


  • Bakislar
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Yazının görseli

    uzungemici bildirdi;
    Bir ses:
    ne güzel bakıyorsun çocuk, gördüğün parlak ışıklar, o yıldızlar
    onlar yarın seni de aydınlatacaklar
    sen idam sehpalarında gülümsüyorken belki
    elini uzatıp tutabildiğin ve yüreğinde toplayabildiğin kadar
    güneş kadar …
    İLK
    leylek; yuva yaptığı bacadan, uzun gaga ve ince bacak olarak
    gözden kaybolup gitti geniş kanatlarından rüzgarlar çıkararak
    göç mevsimi değildi oysa, ayakların üstünde durma zamanıydı
    çocuk, bunun çoktan farkındaydı
    yıldızlardan koparıp gözünü, şehrin ışığına kuşbakışı bırakırken
    kimi dededen kalma Balkan madalyaları gibi hezimet kokuyordu
    kimileri ellerdeki meşalelerden yeni çağ aydınlığına yol açıyordu
    her biri başka bir ilke ve tutku gibiydi cebindeki cam misketlerin
    çocuğun yani çocuksu düşlerinin
    bakıp gördüğü ışıklardan buydu anladığı, ilk adımlarını atarken
    AŞK GİBİ
    baharat tadı kadar iz bırakacaktı dudaklarında locadaki koltuklar
    sinema kovboydu, hayat ılık bir soluk ama çok farklıydı sokaklar
    kitap sayfasında sıkışıp kalmış bilgiler daha yerleşmeden beyinlere
    ve henüz basmışken onsekizlere, yirmilere
    tehlikesi öğretiliyordu aydınlıkların, gözler karanlığa alıştırılırken
    kurtuluş mücadelesi gibi, dünyanın dört bir yanında, Anadolu’da
    Jara’nın parmakları, kırık ezgiler olup ağlıyordu darağaçlarında
    aylardan mayıstı, haziran ölümün en zor kapısından bakıyordu
    ilerledikçe yaşlar yeniden görüyordu
    kahpe ihanetler, sevişmelerin ter kokusunu gölge gibi koklarken
    YARINLAR
    Huberman yazması alfabeler yarın yeniden başlanacak okunmaya
    bunca zaman geçti ama mücadeleler hala devam ediyor yaşamaya
    yani değişen sadece saçların rengi, duruyor yerli yerinde yürekler
    hem şimdi daha da güçlü bilekler
    sıkılırken havaya meydanlarda,sokaklarda haykırarak yürürken
    dur; dayamış gibi sırtını duvara, bırak nereden gelirse gelsin ölüm
    inanç katıklı, sevgiyle büyümüş çocuğum benim, yürek gözlüm
    öyle bakmalısın ki yeryüzüne, gökyüzüne, insanlığa dair her şeye
    ama bir yeni dünya için önce güneşe
    kör kuyuya düşmeden, bir oyun oynar gibi hiç büyümeden büyürken
    aynı ses:
    ne güzel büyüyorsun çocuk, gördüğün parlak ışıklar o yıldızlar
    onlar senin ayak izlerinden kalanlar
    sen güneşin koynunda en güzel uykunu uyurken belki
    birazdan uzanan eller ne kadar yıldız varsa hepsini toplayacaklar
    yarın olacaklar …..
    Cevat Çeştepe


  • Haziran'da Kar Yagar Düslerime
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Mihrace Bildirdi;
    Bir hikayenin iki kahramanıyız seninle
    Kapıldık gidiyoruz rüzgarın yeline
    Dolambaçlı yollarda kaybolduk
    Akıl firarda, dilimiz lal, sustukça sustuk
    Uzak kutuplara doğru yolumuz
    Birimiz artılarda, diğerimiz eksilerde
    Belli ki meçhule varacak sonumuz
    Yaşamadan nefes almanın ne anlamı var?
    Talan olmuş yüreğim, yerine sığmıyor yar...
    Hayat, kaygısızca içine daldığımız karmaşa
    Yaşadıklarımız belli belirsiz bir rüya
    Uyanmanın zamanı geldi de geçiyor bak
    Su gibi akıp geçiyor ömür ne olur anla
    Farkına varmak için çok geç kalma
    Her gece sensizliğin nöbetlerindeyim
    Umutlar tükenene dek beklemekteyim
    Yüreğim isyanlarda, sabır taşı çatladı
    Gecenin zifirinden yarına hüzünler kaldı
    Yalnızlığım gel yoldaş ol yüreğime
    Haziran'da kar yağar düşlerime
    23-06-2009
    Mihrace


  • Şu Anda Ne Dinliyorsunuz...
    MihraceM Mihrace
    Her Telden

    Ayşegül-Türkü Gözlüm


  • SOYLULAR
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Hayat merdivenlerinden çıkarken emek isteyen,
    emek verilen aşkı soylulaştıran ve yücelten mükemmel satırlar her
    zamanki gibi okurken tat bırakıyor..Kaleminize saygılar..Yüreğiniz daim olsun


  • SOYLULAR
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    uzungemici
    bildirdi:
    "
    güneşin su gibi akan perdelerden içeri girmesine, gerek var mı sence
    duvara yaslanmış kağıt ve mürekkep kokulu binlerce hazine
    sıcağı ve aydınlığı veriyor zaten, yeterince ……
    *
    merdivenleri çıkmak …,
    bak hala ömrünü tüketmemiş, ne kadar aşınsa da basamak mermerleri
    biz yılmaz ve korkmaz sürekli adım olalım, çıkmak için bu merdivenleri
    ama sen, yorgunluk ve korkularınla, el-ele verip korkuluklara dayanma
    bana yaslan, yanındayım nasılsa, farkında olsan da, olmasan da …
    bir kapının önünde …,
    bunca soluk tıkanmasından sonra, sonunda değil en başında yaşamın
    söyleyecek ne çok şeyi vardır, bu bohem ve anason kokulu çatı katının
    gene de keskin geçsin senin bıçağın, ilk sözcüklerinin tam ortasından
    ki bilgelik koşusunda biz de koşalım, azalmadan ve yorulmadan …
    böyle bir gece işte …,
    öğrenmek olsun yok oluş sebebi, tavandaki dört kol örümcek ağlarının
    ve toz zerrelerine saklanmış, bütün zamanlara ait bütün karanlıkların
    böyle bir gece işte, söylenecek sözlerin sıra beklemesidir durak başında
    bir devrimin tam zamanıdır ya da, gün batımından, gün doğumuna …
    yani sevdiğim, bulutlar ne kadar örtmeye çalışsa da aydınlığını güneşin
    bu gezegenin atmosferidir ter kokusu, tüter her nefesinden emeğin
    başka ne yazar ki sözlükler karşısına, yaşamla sevişmelerin ….
    *
    yüksek bacalarda tütmek ….,
    bir değil, bin değil, milyon değil daha fazla, bir sıcak ekmek kokusuna
    dünyalar yaratılıyor vardiyalarda, aldırmadan duman olup savrulmalara
    ister misin seninle susuz ve asfaltsız, bir çamur deryasında yürüyerek
    gün doğuşu biz olalım, çalalım bütün kapıları gün gibi gülümseyerek …
    büyük ateşin önünde …,
    ve izleyelim üflemesini çeşm-i bülbül ustasının, toprağı, suyu ve havayı
    bütün sarmal tutkuların üzerine giydirir gibi, yarını bugünden yaşamayı
    ah bir köşe başı kadar uzak ve çıkmaz sokaklar kadar kapalı olsa bile
    kapısı açılmayacak adres var mıdır, çalındığında kan-ter içinde …
    havada ter kokusu …,
    hamuruna sığmıyor hiç bir pencerenin, şafak yalnızlığında sabah ayazı
    ilk damla ter düşmemiş olsa da henüz, alından başlayıp gerdandan aşağı
    ateş çoktan almıştır kıvılcımını, ser yatağımızı şimdi sevişme vakti olsun
    çek bir nefes, önümüz deniz olsun, doğacaksa ay şimdi doğsun …
    Cevat Çeştepe
    Soylular; yani bilgi, yani emek ve mutlaka aşk ….
    "


  • Kafesin icinden
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Aynı hisleri paylaşan duymasada hissediyordur mutlaka yüreğin çağlayan sevdasını..
    Sevgi yüklü mükemmel dizelere ve yüreğinize sağlık Cevat bey..Kaleminiz daim olsun


  • Kafesin icinden
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Yazının görseli

    uzungemici
    bildirdi:
    "
    “Sana ; ne yazdıklarım seni anlatabilir,
    ne de sen anlattıklarımdan bir şey anlayabilirsin.
    Sen sadece benim, yaşadıklarımda ya da yaşayamayacaklarımda gizlisin.”
    (duymadın bu sabah günaydın dediğimi, uyuyor musun)
    sana mavi masallarıma yerleştirilmiş, ağaç dallarımdan sesleniyorum
    karanlıklarımda aydınlık ol ya da hürriyetime çıksın adın, demiyorum
    düştüğü zaman gözlerime, sadece satır başlarımda kalmasın gözlerin
    beni yazılmamış sözcükler ve ses verilmemiş seslerden tanı diyorum
    … anlıyor musun .
    anlıyorsun işte
    ne renkti sevdiğim şehrin bulutları, karşı sahilini çoktan unuttuğum
    havası deniz suyu kokardı galiba, mevsimleri bahar mıydı soluduğum
    bunlarla parçalanıyor düşlerim benim, hasretim gölgesiz koca bir çınar
    her biri çiy tanesi olup büyürken yapraklar, ne kadar kötü üşüyorum
    … biliyor musun .
    biliyorsun işte
    buz tutmuş damar yollarımda buzkıranım yok, tek başıma korkuyorum
    bin halay çekilse bile etrafımda, en uzak kuytuya saklanıp susuyorum
    yani düşman başına desem yakışmaz ki, hasretin sadece bende kalmalı
    ve bundandır işte her sabah sana, ucu yanık kokulu çiçekler yolluyorum
    … duyuyor musun .
    duyuyorsun işte
    denizin dalgaları boğazımıza kadar anason bastıkça, nasıl da gülüyorum
    karşımızda gün batırırken kucak boyu öteler, ben menekşe topluyorum
    rüzgarın uçurması bahane saçlara, maksat alnın gece ateşinde yansın
    çünkü ben öyle seviyorum ve şimdi senin en sevdiğin şarkıyı söylüyorum
    … dinliyor musun .
    dinliyorsun işte
    pencerenden giren seher yelidir sesim, her makamda üstünü örtüyorum
    gözlerin tavanda ve yüreğinde acabalar, ama aynı filmi bende izliyorum
    birden dallara uzanıyor ellerin, koparmak değil okşamak için bereketi
    içim nasıl dağılıyor o an, çöl sıcağına düşen kutup beyazına dönüyorum
    … hissediyor musun .
    hissediyorsun işte
    acıtan zaman ve mekanın dövüşüdür, kurgum boşalmış buna ağlıyorum
    attığım her adım da ters yöne dönüyor saat, ne yapsam düzeltemiyorum
    ama bak senin denizlerinden doğan güneş, benim gözlerime de düşüyor
    kimse uyanmadan sarıl bana, aynı bardaktan içmek için çay getiriyorum
    … istiyor musun .
    (yüreğin çok uzaklara dalmış gitmiş, neler düşünüyorsun)
    Cevat Çeştepe
    "


  • Gizli Özne
    MihraceM Mihrace
    Köşe Yazıları

    Yazının görseli

    Azade Bildirdi;
    Hüzün, güz yapraklarının sarısı
    Hayat, gizli öznedeki bir romanın sayfasi
    Aşk,sanrıların kanamalı hastası
    İhanet, kaçınılmaz sonun veda hutbesi
    Düsü düslerken,plastik neonlarin gölgesinde
    Meğerse, kendi sahnelerimiz sergileniyormuş
    İmkansizligin,son perdesinde…
    Kapandi perde, koptu alkiş,
    Kimin di bu sahne…
    Ve kime idi bu alkış
    Tutarsız kurgularla, kirlenirken bu film
    Hangi, şizofreni acıların senaryosuydu…
    Sinsiydi senarist,
    Filmi tam orta yerinden vurdu
    Oynayan da kendi payina düseni aldi
    Düs düstü ,
    Hayat kanadı,
    Kesilen biletler
    Sezonluk bir yasamın,ucundan gülümseyen,
    Şizofren yazarın, fragmanına yaradı
    İnsin perde,sönsün ışık
    Geriye sadece ben kalayım,
    Gölgeme yapişik
    Kaldir, yükünü ahir zaman
    Nefs,düsüsün sinyallerinde
    İçimdeki çığlık ise,
    Bu son perdenin finalinde
    Düs, yakamdan gölgeme yapısık nefis
    Bu hayattan da öte var ,yaşayacaklarımdan leziz
    Okyanuslar senin olsun, ben damlaya raziyim
    Bedel ne ise, ödemeye hazirim…
    Fundalıklarda yolumu kaybettim,
    Arı kovanına nazırım…

Menü

  • Ana Sayfa
  • Anketler
  • Arama
  • Arşiv
  • Dosyalar
  • En İyiler
  • Geri Bildirim
  • Forumlar
  • İsimler
  • İstatistikler
  • Konular
  • Köşe Yazıları
  • Kurallar
  • Özel Mesajlar
  • Şiir
  • Tavsiye Edin
  • Yeni Haber
  • Hesabınız

Kimler Çevrimiçi?

Şu an sitede, 0 ziyaretçi ve 1 üye bulunuyor.

Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.

Üyelik

Hoş geldiniz, misafir.

Giriş (Kayıt ol)

Üyelik:

Son üye: Semiha

Toplam: 51

Çevrimiçi üyeler:

  • aloscuk
Tümünü gör

Günün Sözü

Henüz bir söz seçilmedi.

Rastgele Şiir

Bu Mu Vefâ

fedai1955

Köşe Yazıları

  • Köşe Yazısı 1

    aloscuk

  • KiM -SiN?

    Mihrace

  • kaçak..

    Mihrace

  • Bahar Yine Gelecek

    Mihrace

En Aktif Üyeler

  • aloscukİleti: 26
  • Mihraceİleti: 23
  • karciceginazarİleti: 11
  • Azadeİleti: 9
  • ozanİleti: 8
Tümünü gör

Anket

Hayattan Beklentileriniz Nelerdir ?
Anketler
Toplam Oy: 2
Yorum: 0

Yeni Şiirler

  • Seni Sevdim Ben(2)fedai1955
  • Seni Sevdim Ben(1)fedai1955
  • Bu Mu Vefâfedai1955
  • Aşktan Öte İbadet (1)fedai1955
  • Gelecektin Ya Hani Neden Gelmedinfedai1955

Son Yorumlar

  • aloscuk: Köşe Yazısı 1 23.09.2026 03:09
  • aloscuk: Köşe Yazısı 1 23.09.2026 03:05
  • sunkay: Bakislar 15.07.2009 11:31
  • karciceginazar: Bakislar 11.07.2009 02:18
  • karciceginazar: Askin Intihar Vakti 11.07.2009 02:09
  • harictengazel: Haziran'da Kar Yagar Düslerime 29.06.2009 19:19
  • ozan: Haziran'da Kar Yagar Düslerime 26.06.2009 15:56
  • Azade: RÜZGAR TAKVIMI ÇOCUKLARI 25.06.2009 02:45
  • ozan: SOYLULAR 14.06.2009 16:44
  • karciceginazar: SOYLULAR 14.06.2009 00:42
© 2008 – 2026 EdebiKelam.COM
  • İlk ileti
    Son ileti

Menü

  • Ana Sayfa
  • Anketler
  • Arama
  • Arşiv
  • Dosyalar
  • En İyiler
  • Geri Bildirim
  • Forumlar
  • İsimler
  • İstatistikler
  • Konular
  • Köşe Yazıları
  • Kurallar
  • Özel Mesajlar
  • Şiir
  • Tavsiye Edin
  • Yeni Haber
  • Hesabınız
  • Son Paylaşımlar
  • Hakkımızda
Forum araçları
  • Kategoriler
  • Güncel
  • Etiketler
  • Popüler
  • Dünya
  • Kullanıcılar
  • Gruplar